Tag Archive for albüm

Anne Karnındaki Bebeğe Şarkılar

Müziğin insanlar üzerinde ki etkisi hiç bir zaman yadsınamaz. Bu konuda benimle hemfikir olmayan insan yoktur heralde. Şarkılarla, türkülerle, enstrümantel paraçalarla, özetle sihirli diye nitelendirebileceğim notalarla neşeleniyor, hüzünleniyor, öfke duyuyor, dinginliğe ulaşıyoruz. O notalar öyle bir diziliveriyor ki enstrümanın bedenine, enstrümanda yarattığı ses dalgaları bizim dalgalı ruh halimizi kimi zaman fırtınaya kimi zaman dingin denize dönüştürüyor.

İşin ilginç yanı bu olgu insanın bilincinde ya da kontrolünde olan bir olgu olmuyor hiç bir zaman. Yani hiç kimse diyemez ki hüzünlü bir şarkı dinlediğimde neşeleniyorum, ya da darbuka duyunca uykum geliyor. Demek ki bunun bilinç ile ya da düşünebilme yetisi ile alakası yok. Yukarıda da dedim ya, bu bir sihir. Şimdi bu kadar safsatayı başlıkla bağdaştıramayanlarınız olanlar için asıl konumuza giriyorum. Azıcık cingöz olanlar zaten nereden neyi bağlamak istediğimi çoktan anladı bile.

Bu gün size çevremdeki hamilelerin çok işine yarayacağını düşündüğüm bir albümden bahsetmek istiyorum. Sebebini de daha sonra açıklayacağım. Albümümüzün adı başlıkta da görebileceğiniz üzere Anne Karnındaki Bebeğe Şarkılar. Enstrümantel bir türde bir albüm. DMS Müzik  şirketi tarafından üretilmiş. Yapımcısı Türk değil diye tahmin ediyorum. Çünkü albümün isminde ki parçalar ingilizce isimlerde.  Ha belki müzisyen(ler)in aşağlık kompleksi vardır, ya da yapımcının satış kaygısı sebebi ile Türkçe isimde entel şarkı satmaz bizde diyip parça isimlerini İngilizce koymuşlarsa orasını bilemeyeceğim.

Anne Karnındaki Bebeğe Şarkılar

Bu albümü internette gezerken illegal içerik sunan bir sitede görmüştüm. Gerçek albüm kapağı mı bilmiyorum ama anlatılmak isteneni çok net bir şekilde ortaya koymuştu albümün yapımındaki amaç olarak.

Bu albümde ki şarkılar inanılmaz bir tınıyla hazırlanmış. Öyle ki insana sürekli bir sakinlik bir dinginlik sağlıyor. Öyle ki saçma sapan yürüyen bir çok işime rağmen beni dahi sakinleştirdi uysallaştırdı. Eğer edinmek isterseniz şurada ki sitede sattıklarını gördüm.

İnternet’ den okuduklarıma ve sizin de yukarıdaki kapak da göreceğiniz üzere bebekler 16. haftalarından sonra sesleri duymaya, algılamaya başlıyorlar. 26. haftadan sonra da bunlara tepki vermeye başlıyorlar. Ne kadar da büyülü birşey değil mi?

Peki neden bebeğim müzik dinlesin ki? diyenleriniz için, yukarıda müziğin yetişkin insanlar üzerindeki etkisinden bir nebze bahsetmiştim. Herşeyden önce bahsetmek isterim ki; Zihinsel gelişimin % 85’ i 8 yaşına kadar, Beyin gelişiminin % 80’ i 3 yaşına kadar tamamlanır. Zeka gelişimini ve beyin gelişimini ilk aylar beslenmeden sonra olumlu etkileyen ilk faktör müziktir. Bununla birlikte bilim adamları müziğin zihinsel gelişime etkisini; çocuk beyninin gelişiminde özellikle ilk yıllar, müziğin çok önemli bir etken olduğunu ortaya koymuştur.

Ayrıca Anne karnından itibaren müzik dinleyen bebekler hırçın hareketler yerine daha uyumlu davranış sergilerler. Huzurlu büyüyen bebek için bu ilerleyen yıllarda büyük bir avantajdır. Hepinizin bildiği üzere Ivan Pavlov diye bir tane adam köpekler üzerinde şartlı refleks deneyleri yapmıştır. Bunun benzerlerini de bizler de yaşamışızdır. Çocukluğumuzda annemizin babamızın ateşden uzak dur uyarılarını dinlemediğimizde yanan elimiz kolumuz bacağımız bize ateşe karşı refleks geliştirmiştir. Aynı şekilde suya (boğulmamak için ağzımızı, burnumuzu genzimiden tıkamak gibi) ve daha sayamayacağımız bir sürü şeye refleksimiz var.  Bebeklere anne karnında müzik dinlendirmenin mantığı da buradan geliyor.  Anne karnında sakin ve huzurluyken dinlediğimi müziklere refleks kazanarak huysuzlandığında da o müzikler ile sakinleştirilebileceği savı anneleri bu yönteme yöneltmek için dahi yeterli bir sebep.

Bunların dışında uzun uzadıya anlatmak istemediğim, müziğin bebekler üzerinde kısaca başlıklar halinde geçmek istediğim diğer faydaları da şu şekilde;

Fiziksel gelişime etkisi; Müzik dinleyen bebekler bazı şarkılarda hareketlenirler. Büyüdükçe bu hareketlilik el çırpmaya, oynamaya, dans etmeye dönüşür. Dolayısıyla bu hareketlilik bebeğin küçük kas, büyük kas gelişimini sağlar.
Sosyal gelişime etkisi; Müzik dinleyen bebekler, melodi, armoni, ritim gibi müziğin en önemli unsurlarını öğrenirler. Bu da ilerleyen yaşlarda onlara mükemmel bir avantaj sağlar.
Müziğin matematik zekası gelişimine etkisi vardır.
Müziğin kulak ve dil gelişimine etkisi vardır.
ABD’ li Bilim Adamları, prematüre doğan bebekler üzerinde inceleme yaparak Klasik Müziğin iştahı açtığı belirlediler. Amerikalı Doktorlar, Klasik Müzik dinleyen bebeklerin daha çabuk büyüdüğünü ve yaşamlarının ilk stresten daha hızlı arındığını kaydettiler. Klasik Müzik çalındığında bebeklerin kalp atışları düzene girerken, nefes alıp vermeleri kolaylaşır.
Bu müzik sadece bebeği değil, aile bireylerini de olumlu etkiler. Evdeki atmosfer değişir.
Tekrarlayan melodiler sayesinde müzik hafızası oluşur. Müzik yaratıcılığı gelişir. Bebeğin müzik yeteneği ve yaratıcılığı harekete geçer. Bu müziğin terapi yönü vardır. Sonraki yaşlarda bu müziğin rahatlatıcı etkisi devam edip, çocukların bebekliğindeki huzurlu dönemi bilinç altında sürdürdüğünü görürüz.
  • Fiziksel gelişime etkisi; Müzik dinleyen bebekler bazı şarkılarda hareketlenirler. Büyüdükçe bu hareketlilik el çırpmaya, oynamaya, dans etmeye dönüşür. Dolayısıyla bu hareketlilik bebeğin küçük kas, büyük kas gelişimini sağlar.
  • Sosyal gelişime etkisi; Müzik dinleyen bebekler, melodi, armoni, ritim gibi müziğin en önemli unsurlarını öğrenirler. Bu da ilerleyen yaşlarda onlara mükemmel bir avantaj sağlar.
  • Müziğin matematik zekası gelişimine etkisi vardır.
  • Müziğin kulak ve dil gelişimine etkisi vardır.
  • ABD’ li Bilim Adamları, prematüre doğan bebekler üzerinde inceleme yaparak Klasik Müziğin iştahı açtığı belirlediler. Amerikalı Doktorlar, Klasik Müzik dinleyen bebeklerin daha çabuk büyüdüğünü ve yaşamlarının ilk stresten daha hızlı arındığını kaydettiler. Klasik Müzik çalındığında bebeklerin kalp atışları düzene girerken, nefes alıp vermeleri kolaylaşır.
  • Bu müzik sadece bebeği değil, aile bireylerini de olumlu etkiler. Evdeki atmosfer değişir.
  • Tekrarlayan melodiler sayesinde müzik hafızası oluşur. Müzik yaratıcılığı gelişir. Bebeğin müzik yeteneği ve yaratıcılığı harekete geçer. Bu müziğin terapi yönü vardır. Sonraki yaşlarda bu müziğin rahatlatıcı etkisi devam edip, çocukların bebekliğindeki huzurlu dönemi bilinç altında sürdürdüğünü görürüz.

Özetle birçok yönden düşününce eğitimin doğumdan sonra değil anne karnında başladığını tekrar hatırlatmakta fayda görüyorum.

Son olarak da, her ne kadar sihirli birşey gibi anlatsam da Müziğin tek başına bir çocuğun gelişimi için asla yeterli olmayacağını, anne sütü, yemek, mama, su dan önce anne ve babanın yüksek sabrına, sevgisine ve ilgisine muhtaç olduğunu. Sevgi ve ilgi görmeyen çocuğu hiç bir müziğin tedavi edemeyeceğini bu nedenle anne-baba adaylarına sonsuz sabrı göstermeyi biran önce öğrenmeyi tavsiye ediyorum.